30 Mart 2012 Cuma

KUTLAMA


             Burası hiçbir yer. FSM köprüsü bir adam geçiyor, sevişmeye gidiyor besbelli, aşağıda bir  adam ve bir kadın ağlıyor evin birinde. Burası hiçbir yer. Hadi bana bir şarkı söyle, helikopter pistine yakışır bir şarkı olsun. Bizden başka kimse bilmesin. Sürü halinde geçen köpekler, sen, ben, şarkı…  Sonsuzluğumuz burada kalsın. Dans ediyoruz yıldızlara bakıp,  başımız dönüyor midemiz bulanıyor dans etmeyi bırakmıyoruz. İki köprü arasında hiçbir yer dediğimiz  o yerde oturup çayımızı içiyoruz. Selanik türküsü tutturuyorsun, kalem aramaya uzanıyor elim, bulamıyorum. Tükenmiyoruz buna rağmen. Ağaçların arasından karanlıkta beliren cisimler korkutmuyor bizi. İstanbul bize susamış, biz susarak oturuyoruz. Lan piçler diyoruz ara ara. Bakıyoruz sürülerine.  Hayır tedirgin değiliz!  Ellerimiz aynı şekilde üşüsün diye çıkarıyorum eldivenlerimi
                               Biz deliyiz.Biz hiç kimseyiz.Burası hiçbir yer.Biz yalnızca bir şarkıyı yaşıyoruz.İki köprünün orta yerinde bir kiraz kokusuyuz sadece..Zamansızız..Kol kola girmiş dans ediyoruz..Birileri gülüyor dünyada, kimileri sevişiyor, bazıları ağlıyor..Uzayda çok yıldız var ama biz sadece baharı kutluyoruz dünyadan çok uzakta..Hayali cisimlerin arasında yıldızların orta yerinde ama hiçbir yerde bir kez daha aşık oluyoruz birbirimize..Biz deliyiz,söylüyoruz da..Zaman ölmüş kimin umurunda belki de kıyamet kopmuş..Yeni bir fasıl alsın götürsün ruhlarımızı bu gece..Nefes almadan sigara içelim,yıldızlara sövelim dans edelim..Biz kıyamet sonrası cennetimizi yaşıyoruz bu gece..Her şeye bir kez daha başlıyoruz..Yeniden diyoruz..Madem çoktan öldük yeniden doğalım o zaman..Birbirimizle yıkıyoruz içlerimizi..Öyle bakmayın inkar etmiyoruz zaten..Biz bu gece yalnızca ölümümüzü kutluyoruz..Yarınki ve tüm sonraki sabahlar bizim olsun..Seni çok seviyorum.
(ölmek çok güzel)…
                                Ölüme düğün çalıyoruz kendi dünyamızda. İşemeye gidiyorum, bakma diyorum. Ayıp nedir bilmiyoruz, ya da çok utanıyoruz. Biz pencerelerin dibinde, sokaklarda işemeye başlayalı çok uzun zaman oldu. Bize söven insanların hayatını kirlettik böylece. Kimseyi de aramıza almak istemedik. Telefonumuz çaldı, arayan sesleri dinledik, alay ettik, onlara yalanlar söyledik. Onlar hayatımıza girmeye çalıştılar, orta yerine tam da, biz dans ettik. Onlar önemli olmadı zaten, sadece salındık öylece.  Uçakları sıyırmadan yıldızlardan onları da öyle saydık. Bizim dünyamızda yanlış yoktu çünkü, Sadece ask vardı, yıldızlar vardı, kutlama vardı, dans vardı. Zaten köşede duran durağın neye yaradığını anlayamadım hiç. Seni çok seviyorum
(seninle ölmek çok güzel)…