30 Ağustos 2014 Cumartesi

PARLAMERT

Camının dibinde patlıyorsun suratıma böyle öfkeyle
Sana yakışmayan bir akneymişim gibi.
Sıçrayışım uykudan, yere düşüşü yaşamak için atalarım gibi.
Oysa sanıyorsun ki yanındayken iyi bir şey.
Bir izin versen, uyanmayınca atlarım rüyamdan.
Kapı kapanınca elini sıkıştıran benmişim gibi.
Bakmadan konuşman
Bakmadan gidişin
Akmadan içime
Ağrıma gidiyor.
Zifte bulaşmadan asfaltta eriyen sakızı görürsen anlat ona
Kuş kafesleri için limon kasalarım olduğunu.
Uçarsa bırak düşsün
Düşerse senin olmamalı bir ölü.
Merdivenlerde otur şiir oku
Kusuncaya kadar iç,
metro durağında, sokakta pilav satan adamdan pilav al
Haliç'e uzat ayaklarını
Ezanın sesini dinlemeden gitme istanbul'dan
Boğaz'da yankılanır ses.
Çitlenbik aile çay bahçesinde...
Hayır avazım çıktığı kadar bağıramam.
İstilasıdır erkekliğin, babalar gibi gömleğinin sol cebinde sigarası
Mağaradan soy devamı.
Ben şimdi maymundan gelmeyiz desem
Haşa.
Üç öğün yemek. Saatte bir tuvalet.
Rutin hayat portresi.
Ayak-baş ve parmağındaki ayakkabı yanığı.
İşi bulunca çocuğunu yanına aldıracak anne çaresizliği.
Okunacak kutsal kitaplar! Yoksa cehenneme yallah!
Ne vicdansız Allah'ın varmış dediğimde suratımın yaladığı tükürük gibi.
Ben buna aşk desem,
Inancımı inançsızlık göreceksin.
Sen kendini tanrı görürsün mağarasındaki.
Sana yanmazsam yakmakla tehdit edersin beni.
Ben Metin derim, hani pantolonları tecavüz kemeri.
Metin dedim. Ağzımdan çıkan ilk kelimeydi.
Döndü. Kızarmıştı gözleri ve gülümsedi ki hem de ne gülümseme.
'Ne olur evine git' dedim.
Gözleri kızarıktı, dudakları gülümsemeli.
' Ne olur evine git' derim.
Bu ay, bu bank, bu sessiz gece şahidim olsun ki ben değilim olan deli.
Camının dibinden saksılar patlatıyorsun öfkeyle.
Sen diyorsun İstanbul'u sev, onu sev, büyü onda, onda yürü
Ben yüzemem tuzda.
Kapıyı az öteye kaydırıp bir sokakta, sardunyalar değil mor menekşeler kokarken al beni sırtına.
Atlarım arkandan tüm yükümle eteklerim dolaşsın diye beline.
Dolaşsın diye bedenim bedenine.
Yemini içersen ibadetle dolacaksın, gömleğine uzanıp sigarandan alacaksın.
Parmaklarında tutup izmaritini dizine vuracaksın,
Çakmak yok, yanacaksın.
İstanbul gibi.
İstanbul
İstanbul
İs,
Tan.














































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder