17 Aralık 2013 Salı

KERHANENİN BİTİŞİĞİNDEKİ EV

     Beni ararsan, hala kerhanenin bitişiğindeki evde oturuyorum.
     Sen gittiğinde 4’ü 7 geçiyordu. Lamba kefeni kırmızı tişört aynı yerde duruyordu.  İnsanlar loş ışık altında turuncuydu. İnsanlar çok hüzünlüydü, çılgınca dans ediyorlardı ara ara. Sokaklardan yavan erkek sesleri ve sekse davette bulunan kadın cisimleri vardı.
     ‘’ Nefes alamıyorum!’’
     -Kulaklarınla nefes almayı öğren.
     ‘’Asla güzel bir anne olamayacaksın, asla anne olamayacaksın, kanın, vücudun uyuşmuş bu maddelerle’’
     - Bu sevişmemize engel değil.
İnsanları umursamadan sevişmiştik. Bizi göremeyecek kadar kendilerinden geçmişlerdi zaten.
     ‘’Nefes alamıyorum’’
     Fırlayıp çıkmıştın. Aldırmamış şişeyi elime alıp bir nefes daha çekip yanımdaki kadınla öpüşmüştüm.
     Saatler geçmişti hala gelmemiştin. Nefes almak saniyelerle gerçekleşen bir olay ve bir insan hangi deliğe saklanıp saatlerce nefes almaya uğraşırdı ki? Nefesin bağırsak kokuyor.  Asla anne olamayacağım.  Annenin raminde yaşadığın uzun asırlar suskunlaştırmış seni. Yalnız ve temiz kalmayı o zaman sevmişsin. Zarar görme diye sigarayı bırakan bir anneydi seninki ve sen anne olmaya layık olmayacak kadar çok sigarayı seven bir kadını sevmiştin. Hadi rolleri değişelim. Sen kalem tut, ben plasentama tutunayım.
     İkimizin de farklı dünyası vardı ama alanımız aynıydı. Özgürdük,  özgürlük sıfıra eşit olamaz modundaydık. Kirli aile geçmişi. Çok uğraşsan da uyandıralamayacak bir rüyadaydım.
     Yıllar geçti, insanlar bir bir gitti, televizyonda sana benzer birini gördüm; boylu boyunca uzanmış klozetin dibinde, gülümsüyordu.  Bir de not bırakmış şırınganın yanına. 
     ‘’ iki dünyada da nefes alamadım, üçüncüsü belki işe yarar’’ diye.
     Televizyonu kapattım, yemeğin altını kapattım, saat 4’ü 7 geçiyordu. Saati çöpe attım. Ha oğlum oldu bir de, okuldan çıkmak üzere şimdi onu almaya gidiyorum.
     Gelirsin diye, anahtarı elektrik prizinin arkasında saklıyorum hala.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder