2 Ekim 2012 Salı

KAVAKLAR


Kordon boyu duyuyor musun kokumu?
Martıların bize hangi şarkıyı söylediğini duy, kokumu duymasan da olur.
Çok uzaklardan fırtınalar tanrıçası geldi,
Sonra kraliçeler gömüldü histerik korkularımıza.
Boşluk kadar derin yüzün, derin bir kesik var dumanı tüten. Kimse göremez. Yakamozun izi beliriyor yüzümde. Bir adam seviyorsun sevişiyorsun sonra gidiyorsun. Bir adam seni seviyor sevişiyor seninle sonra gidiyor. Denize gömemezsin ya o tenin kokusunu… kalk bir rakı balık yapalım Karşıyaka’nın şerefine. Sonra o sert rüzgar tenimize vurdukça oradaki herkes gibi hissizleşelim.
Fırtınalar tanrıçası gideli uzun zaman oldu.
Kraliçe intihar etti,
Sen de gidersin sandım,
Korktum,
Ölesiye korktum.
Gitmedin, korkum bitmedi. Ben memleketi gibi kurak olmayan gözlere aşık oldum, gitmek istedim izin vermedin sen izin verseydin ben giderdim, ama izin vermedin. O meltem gelip sadece bizi mi bulur?
O adamlar gelip sadece bizi mi bulur?
Bir adam gelir severim onu sevişiriz sonra gider. Her şey bimlenmiştir artık. Duygularımız ifşa olmuştur, en savunmasız anımızda yakalanmışızdır. Kör bir bıçakla kesilmeyi bekleyen fotoğraflar gibiyiz. Herkes neşter gibidir. Yanağını yanağıma yasla da helikopter pistinde ağaçtan canavarlara  sunalım kendimizi. İki köprü arasında kupkuru iki boğaz olalım.
Bir kadın dayanamaz asar boynundan kendini.
Bir adam dayanamaz başka bir kadına cellat olur.
Sen dayanamazsın İzmir’e gelirsin,
Hastayım, açım, ölümden korkuyorum, sarılmaktan korkuyorum. Seni yitirmekten korkuyorum. Dün aşkımı yitirdim. Yine memleketler arası yolculuğun başındayım. Uzaktasın…
Kör bıçakla kesilirken, hala gülümsemeye devam ediyoruz, meltem yanıbaşımızda oturuyor, senin serefine içiyorum sonra da gülümserken ölüyorum…
Bir adam sever, sevişir, sonra da gider…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder