5 Ağustos 2012 Pazar

KAT(İ)LİM


                           Yeni bir başlangıç buldum bu aralar. Kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyorum onunla. Kum saatine takılıyor gözüm, zamanı çeviriyorum. Sigara arıyorum paket boş, bulduğum yeni başlangıcı içiyorum. Tüm arkadaşlarımı katlediyorum. Geçmişimi katlediyorum. Başlangıç can çekişiyor ellerimde. Canım hala sigara çekiyor. İçerde kadınla adam sevişiyor, saate bakıp duruyorum. Arkadaşlarımı kum tanesi gibi geçiriyorum süzgeçten. Aynı şarkı tekrarlayıp duruyor.  Ne işim var burada ki…  Bu ev bana ait değil, kırmızı koltuk, kurumuş güller geçmişimden yadigar değil. Sırpları, Yahudileri, Kürtleri, Rumları düşünüyorum. Büyük katlin cinayet sefası çeken, kanı ağzında kurumuş, kardeş katili nesillerin çocuklarıyız. Kurumuş güllerin kokusuyla hayatımıza soktuğumuz insanları katlediyoruz. Tütsüler yakıyoruz, mumlar yakıyoruz, şarap kokuyoruz, tükürük kokuyoruz, kendimizi yakıyoruz, sonra da pişman olup birer sigara yakıyoruz. Duman çıplak bedenimizden kayıp ayak parmaklarımıza kadar iniyor. Belirsiz duygularımız daha da sisleniyor. Sevişmeyi seviyoruz, sevişiyoruz sabah olunca hiçbir şey hatırlamıyoruz. Sonra içimizdeki öfke dinmiyor, duygularını öldürdüğümüz her insanın katlını unutabilmek için, gidip ırkları yakıyoruz ve kendi devrimimizi gerçekleştiriyoruz.
                     Kum saatini her çevirdiğimde aynı zamanın döngüsünü yaşamıyormuş gibi, kaybettiğim her saniyeye histerik bakışlar atıyorum. Katil olmak istemiyorum. Kindar bir insan değilim. Yıllar geçse de içimdeki öfkeyi atamam. Kindar değilim. Sadece rahat bırakmıyor beni çöplükler içindeki o uzun saçlı kirli çocuk. Kindar değilim sadece o tiyatro sahnesindeki çıplak kadın izin vermiyor  unutmama. Hayır gerçekten kindar değilim sadece babamın toprağa batmış kanlı sakalları izin vermiyor unutmama. Kırmızı koltuğu sevemem, kırmızı izin vermiyor unutmama. Unutamıyorum çünkü devrim sarhoşluğuyla döllenmiş her velet bir ölünün yerini alıyor. Ölüler çoğu zaman sevilir. Simdi elimde bir silah içimde büyük öfkeler (ama kindar değilim!) önce kum saatini vuruyorum, arkadaşlarımı vuruyorum, adamları vuruyorum, yeni doğmuş her veledi ölmüşlerin kurşunuyla vuruyorum… Daha sırada sevişme sonrası yakılmış sigaralar,  çöplük içinde duran uzun saçlı kirli kız var. Sonra babamı vurmaya gidiyorum, sonra mezarlıklar,  sonra….
     Son nefesimi aldıktan sonra sigaradan ben de ölebilirim artık…..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder