22 Ağustos 2012 Çarşamba

ELMALIBOK

Söz  elmadan açılmışken kurtçukları beynine kaçmış güzelim. çarşamba hep naif gelmiştir bana. başlamak bitirmenin yarısıdır. Ortada durmak klişedir evet. kadın olmanın bekaretle alakası yok hatun demeyi tercih ederim.elmalı periyi turta yapmışlar üzülme lütfen, sevişirsin geçer. domates almaya benzemez bu marketten. postmodern anlatımlarla eski sevgili(?)yi de lanetlemeye benzemez. ben çok eskiden bir rüya görmüştüm mesela sen sahnede bir denizkızıydın. tuhaftı seni sık sık rüyamda görürdüm. günlerden çarşambaydı. sen denizkızından çok bir balinaydın, ben her çarşamba balık yerim. rakıyı sevmem ama.eski sevgililerimin yeni sevgililerini sikeyim. sık sık yaptığım bir ritüeldir bu. altmışların hippi negrolarına benziyorsun; sokak jargonuyla jartiyer giymeyi seven şişman zencilere. Bu ırkçılık değil. Kas ve şiddetin nasıl pornoya dönüştüğünü gösteren bir kare bütünü. Öylesine yani. Bakma bir anlamı yok. Ben o adamı çok severdim, jön tipli kumrallarla aldatılmaktan hoşlanmam. Hoşlanan varsa buyursun aldansın. Allah aşkına ne zaman tükenecek bu rakır devrimciler. Biranın da bokunu çıkardınız. Terör diye bir şey varmış, evdeyken duydum bunu. çeşit çeşit her renkten. evde bir kutu prezervatif vardı çeşit çeşit her renkten. vereyim de kurtul şerrimden. Oley!! kaptın zıpkın gibi delikanlıyı. nasıl da kıskanç olurum çarşamba günleri. ''ben dün yine yürüyordum sen vardın aklımda, yürümek değildi bu ben resmen uçuyordum havada'' bak bu kısmı defalarca dinledim. severdim dedim ya o zamanlar, çok severmişim öyle uçmuşum ki balinayla yere çakılmışız. beyin kanaması geçiriyorum ulan. aşk insanı kör edermiş. saygısızlık etmek istemem madam. bazenden daha sık saygısız olmuşumdur evet ama ben sana yalan söylemedim ki dolunaydan ve de kumral oğlanlardan bahsederken. yaka öpmeye benzemez bu iş, ya da insanlar içinde elleşmeye. yiyişme mi diyorlar burada buna. bu şehri ben onunla sevmiştim zaten ama işe yaramaz artık. ''talk doesnt cook rice''
 ağzımı şişire şişire söylüyorum. haklarını almak için canıyla savaşan o insanlar öldükten sonra kalan özgürlükçü devrimcilerden bir farkın yok. Yerde yatan ölülerin beyinlerini kemirmekte böcekler ve elmadaki kurtçuklar. Aşkın devrimi olmaz, kazananı da, özgürlük vardır ama; özgürsün Madam. gururla sunarım. Dikkat et suda yüzen çürük bir elmayla karşılaştım geçenlerde. Balinaya yem olmadan kurtar onu. ne diyordum bak unuttum. evet hatun, ( madam nereye kaçtı?) nese öyle bir şey işte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder