24 Mayıs 2012 Perşembe

AZİZLER ŞEHRİ


Cadde ılık, turuncu o şehir ama küçük. Ama bizim kocaman hayallerimiz var. Kilometreleri ayak tabanlarımıza dolamak biraz nefes aldırıyor. Umudumuzu hiç yitirmiyoruz şair adamla. Sonra bir gün sen çıkageliyorsun. Ben sana bir şarkı söylemeye koyuluyorum ki bakıyorum yoksun. Adını mırıldanıyorum. Şehir yasak, şehir yasaklı. Sadece içimden fısıldıyorum. Sen gidiyorsun. Sormadan, acıta acıta.  Şarkıyı yutuyorum. Tüm caddeleri eziyorum ayaklarımın dibinde.  Senden sonra kimse içtenlikle tutmuyor elimi ya da ben kimsenin elini hissedemiyorum. Seni kirletmekten korkuyorum, doğacak çocuğumu öldürmekten korkuyorum, adını unutmaktan, soysuz bir evlat doğurmaktan. Senin için ölebilecek kadar çok nefret ediyorum senden.  Sen yine şaşkınlıkla gülüyorsun, elini ağzına götürüyorsun. Sen güldün mü biliyorum bütün bedeninle gülüyorsun. Ben ciğerimin tam orta yerinde senin için bir sigara yakıyorum. Sonra sen gidiyorsun. Sormuyorsun bile. Bak güneş yakıyor, o kadar esmersin. Güneş oluyorum içine işlemeye çalışıyorum. Başka kadınlara koşuyorsun. Sonra yine geliyorsun ağlıyorsun belli ki acı çekiyorsun. Sen ağlıyorsun, yüzüne bakıyorum, dokunamıyorum yüzüne, sen ağlıyorsun ben saçlarını okşuyorum, sen başka kadınlara ağlıyorsun ben sana ağlıyorum. Seni oğlum gibi seviyorum. Ben seni saracak kadar çok nefret ediyorum senden, sen yüzüme bakmıyorsun. Sonra çekip gidiyorsun, sormuyorsun bile. Şair adam gelip kucaklıyor beni. Zayıf bedeni titriyor. Ama gücü yetmiyor, ama yine de gitmiyor. Sonra sen geliyorsun ve ben yine gideceğini bile bile seni bekliyorum. Sen her seferinde başka kadınlara aşık oluyorsun, ben her seferinde sana aşık olacak kadar çok nefret ediyorum senden. Yalanlar söylüyorsun, benden başka tüm kadınlara aşık oluyorsun ama ben seni yine de bırakmıyorum. Sen sanki kaldırımın dibinde yürüyorsun ben de sana koşuyorum. Senin dedelerinin zamanında çoktan doğmuş da ölmüş gibisin. Ben küçüğüm sen benden küçük. Ağlarsın hem de öyle böyle değil erkek gibi ağlarsın. Sen benim oğlumsun, sen adını koyamadığım bir adamsın. Sen  ben kadar küçüksün ki oğlum. Yalancısın ama yine de ürkeksin. Sen yine gidiyorsun oğlum, ben caddeleri seni alıp götürdü diye eziyorum. Ben yolları eze eze sana geliyorum simdi? Çalabileceğim bir kapın var mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder