1 Nisan 2012 Pazar

KAYGAN SIRITIŞLAR

                                       Sıranı beklemiyorsun incitirken. Hüznümü çalan şarkıyı parmak uçlarında avuçluyorsun.  Ben ağlıyorum! Sen aynı şarkıyı söylediğimi tekrarlayıp duruyorsun. Sonra sen yeşil kazağınla, kaygan bir sırıtışla dururken o kapı aralığında, koşuyorum korkularımı saldığım o eve. Gecenin bir yarısı, karanlık bir apartmanda, -peşimde beni takip eden, siyahlar içinde, ayaklarına şeytan kaçmış kel bir adam varken-  merdivenlerin en sonunda, kurtuluşum olan o son kapıya, nefes nefese koşuyorum. Hayır, kahretsin uyandırma beni!
                                       Sırasını beklemiyor incinmek. Bak diyorum, ‘avurtlarımızı güçlü çenelerinde çiğneyen beş on adam hepi topu’. Biz inciniyoruz, onlar siyah bir eti çiğniyor, belki de elma. Elmadan iğreniyorum hâlbuki. Elma zehir kokuyor, zehir kokuyor elma, yasak elma, elma ağacı, yeşil elma, elma yiyen kadın, kahrolası kokuşmuş elma!. Bütün elmaları denize dökuyorum. Kadının ayaklarına taş bağlayıp fırlatıyorum Karşıyaka sahilinden. Elmayı sevmiyorum. Sana dair hatırladığım tek şey, yaptığın makarna. Ölürsem bir gün aklımda kalan tek şey bu olacak. Yeşil bir kazak ve aşktan yanılma bir anlamsızlık  giyiyorsun. Kâbus görmeyi olağanlaştırdın.  Babam olsaydı, terk etmeseydi, biz o adamlara inanmayacaktık. Birbirimizin babası olmayacaktık. Sonra ben şimdi sana, kırık bir telefonda, pili bitmesin diye alelacele ‘git’ demiyor olacaktım. Kimi suçluyorsun? Yine adamları mı? Oysa biz istemedik mi gecenin bir yarısı ıslak karıncaları ezmeyi. Karıncaları ezmeyi bırak, sigarayı da bırak artık! Tecavüz sahneleri koyuyoruz hayatımıza, direnmeyi seviyoruz çünkü. Farkında değiliz sadece. Kanın tenimde dolaşırken, turuncuymuş. Ölüm için terk ediyorsun sen de beni. Babam gibisin tıpkı. Gözlerimdeki çapakları silmiyorum, burnum akıyor, elmanın kokusunu alabiliyorum. Avuç içlerim meşgul. İlk defa seni bir babalık hikayesine teslim edip, babalıktan çıkarıyorum. Alnının  tam ortasındaki sadece yeşil elmanın gölgesi.
AFFET BENİ!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder